Asmin
Mağaraların sonu asmin PDF Yazdır e-Posta
akın yanardağ tarafından yazıldı.   
Pazartesi, 19 Eylül 2011 14:54
.
6.jpgHani mağaralar vardır, uzun sonsuz mağaralar. Kimseler cesaret edemez o mağaraların sonuna kadar gitmeye. Belki de bu yüzdendir; bu mağaraların sonu, binbir gece masalları'nın sonuna, mücevher sandıklarına, değişik zamanlara çıkar. Ürkünçtür, büyülüdür o mağaralar. Asmin dediğimiz, öncelikle böylebir mağaradır belki. Önüne durduğunuzda çeker; çağırır sizi içine içine doğru. Bir serüveni başlatacaksınız demektir bu; Zümrüdüanka eşlik eder size, bir ırmakla dost olursunuz; sürekli bir ırmak akar ardınız sıra. Bu ırmak kiminde Acheron'dur, kiminde Styks kiminde Munzur ya da Fırat... her biri yeryüzünü kendi akışlarıyla tanımlayan Asmin açıklamalarıdır. Mağaranın sonu Asmin'e çıkar; o doruk çiçeğine; erişilmez çiçeğe.
.
Mehmet Çetin'in Ataol Yyayıncılık'tan çıkan Asmin adlı öykü kitabında böyle on tane mağara var. Her öykü, bir mağara ve hepsinin sonu Asmin'e çıkar.
.
Ne Asmin'e ''Öykü'', ne Mehmet Çetin'e ''Öykücü'' demeye, gönlüm elvermiyor. ''Rüzgar ve Gül İklimi'' ve ''Birağızdan'' adlı şiir kitaplarıyla tanıdığımız şair Mehmet Çetin, yeni bir şiir ve yeni bir dil kurarak şiir serüveninde yeni bir sıçrayışı gerçekleştiriyor.
.
Asmin, öyküye ve öykücülüğe yeni bir tanım getiriyor. Klasik öykü kalıplarını kırıp yaşamdaki şiiri, düzyazıdaki şiiri bulmaya çalışıyor. Mehmet Çetin, öyküye ve öykücülüğe getirdiği bu yeni tanımla, aynı zamanda şiire ve şairliğe de yeni yaklaşımlar; yeni tanımlar getiriyor. Şiir, öyküyü, öykü şiiri tanımlıyor. Muhteşem bir karmaşa, muhteşem bir düzenlilik. Yıkıcı ve yapıcı; ikisi bir arada; anarşistçe düzenlilik. Asmin, yaşamın şiirini bulma yolunda roman, öykü, şiir ve tiyatro tekniklerinin, örnek bir dayanışma sergiledikleri bir alan oluyor. Bu noktada ''Sait Faik'in öyküleri ne kadar şiirse, benim şiirlerim de o kadar öyküdür'' diyen Edip Cansever'i anımsıyorum ister istemez. Ritsos'un ''Yaşlı Kadınlar ve Deniz''i, ''Dikkatli Ariostus''u, Adalet Ağaoğlu'nun ''Ruh Üşümesi'', Oğuz Atay'ın ''Tutunamayanlar''ı, Mehmet Fuat'ın Haziran ve Temmuz 1991 tarihli Adam Sanat Dergisi'nde yazdıkları geliyor aklıma.
.
''Kolay anlaşılmak değil, anlaşılmayı kolaylaştırmak'' gibi bir kaygısı olan ve bunu, daha önce çıkardığı iki şiir kitabıyla da ortaya koyan M. Çetin, Asmin'de bu tavrını daha da keskinleştriyor. Eserinin estetik düzeyinden hiç ödün vermeksizin, popülist kolaycılığa sapmadan, gerektiğinde dili bozarak, gerektiğinde zamanlarla oynanarak, gerektiğinde yoğun imgeler kullanak okuyucuyu anlamaya zorluyor.
.
Böylesi bir tavır, Ritsos'un sanatın amacı ve ahlağı olarak gördüğü; ''yeni yaratıcılar yaratmak'' yolunda da önemli işlevler üstleniyor. Asmin okuyucuya ''yeniden üretme''nin hazzını veriyor; her okuyuşunda, yeni tadlar, yeni keşifler yapabileceği bir alan sunuyor. Özellikle, ''Unutalım'', ''İnsan Dediğimiz Buluta mı Benzer'', ''Sufle Sevgili, Alla Marcia'', ''Asmin Dediğimiz Suçlu'dur Şimdi'' adlı öykülerde bu yüksek bir düzeye ulaşıyor.
.
Mehmet Çetin'in öykülerinin içinden hep bir ırmak akıyor. Baştan sona bir hüzündür Asmin. Bu hüzün ki büyük bir zenginliktir; bir ırmağı kollarının arasına alıp sevişebilmesidir insanın.
.
''kanın, ateşin ve seslerin böyle çömertçe kullanı-
ldığı böyle sorumsuzca kullanıldığı bir dönemde
herkesin şimdilik hakkı vardır hüzünlenmeye''
.
diyen Turgut Uyar'ın dizeleri bu yüzden çok yakışıyor Asmin'in girişine.
.
M.Çetin, ''Asmin dediğimiz Suçlu'dur Şimdi'' öyküsünde; ''Gecikiyorsunuz./Ben burada bekliyorum. Burada susuyorum. Gece başlıyor. Burada birazdan neler olacak... sormayıp geçiyorsunuz durmayıp geçiyorsunuz/Siz, ölümü ne sanıyorsunuz? Artık, uçurum değiştiren bir çığlık oluyor Asmin, ki;/Asmin dediğimiz Suçlu'dur şimdi/Vur emriyle aramaktadır kendisini'' diyor.
.
Gecikmemeyi diliyorum. Asmin'in bir an önce tartışılmasının, Türkiye Edebiyatı ve Sanatı'nın kazancı olaağını düşünüyorum.
.
ASMİN
Mehmet Çetin
Ataol Yayıncılık 109 Sayfa
İstanbul, 1991
.
Önder Kızılkaya
DEMOKRAT/KASIM'91
Son Güncelleme: Pazar, 08 Ocak 2012 20:24
 
Asmin, Dersim'i çağrıştırır PDF Yazdır e-Posta
akın yanardağ tarafından yazıldı.   
Pazartesi, 19 Eylül 2011 14:48

6.jpgKitapta, 1986-91 yılları arasında yazılmış on öykü yeralmaktadır.

Asmin de susar yer yer. Sessizlik: Sözün en sahih kipidir. Ancak konuşabilen susar. Suskuyu, soruların izdüşümü çoğaltarak yol alır. M.Çetin, değişen bir insan normunu kendi gözlemleriyle ve onun yaşantısından alıntıların ötesinde ''iman'' etmeden moralite bir ifadeyle yer yer betimlemeler yapsa bile, öykü kişileri çevremizden insanlardır. Bazılarının soylarının tükendiği bile söylenebilir. ''Baba, ay hangi şeyin reklamı'' diye sorulabilen bir dünyada. Soylu insanlardan bir bölüğünün de düzeniçi midye kabuklarında pirinç taneleri olduğunu görsek ve bunun acısını yaşasak bile, insanın doğasında kusursuz insanın bulunmadığını bildiğimizden, öykülerin bazı yerlerinde gülümseyişlerimizi kırar atarız bizlerden uzaklara.

Asmin; bir devrin özetinin düşleridir. Düş; verimlidir. Düşüncenin başka bir biçimidir. Besleyicidir ve doğurgandır. Asmin, dağ doruklarında, o çetin koşullar içinde yaşayabilme gücünü gösteren çiçeklerden biridir. Dersim'i çağrıştırır.

Öyküler, sözcüklerin üstü kazınmadan okumaya alışkın olanlar için sıradan gelebilir ama, öykü okumayı bilenler için tad bırakırlar. Öykülerde; okuyucunun doldurabileceği alanlar vardır ki bunlar okuyanın öyküleri sürdürmelerine yardımcı olmaktadır. Ancak, bu yoğun öykülerde sözcük kaynaştırmalarının fazla oluşu da ''yazınsal dil' konusunda insanı düşündürmektedir.

ASMİN

Yazarı: Mehmet Çetin

Yayınevi: Ataol

Sayfa: 112/Fiyat: 12.500

Halil İbrahim Özcan



 

Son Güncelleme: Pazar, 08 Ocak 2012 20:24
 
Tanıklı edebiyat ürünleri PDF Yazdır e-Posta
akın yanardağ tarafından yazıldı.   
Pazartesi, 19 Eylül 2011 14:45

6.jpgASMİN

Mehmet Çetin

Ataol Yayınları

Mehmet Çetin'in öykü kitabı Asmin. Bir devrimcinin yaşanmış hayat öykülerinden çıkarak oluşturulan kitap, geçmişte olup-bitenlere belirli bir açıdan açıklık getirdiği ve bu anlamda tanıklık ettiği için önemli. Bir çeşit tanıklı edebiyat ürünleri arasında sayılması gereken öykü kitabı Mehmet Çetin'in öfkeli anlatımıyla ayrı bir özellik kazanıyor. Geçmişe asıl şimdi bakılması gerekiyorsa Mehmet Çetin'in Asmin'i önemli.

Dünya kitap, Aralık'91

Son Güncelleme: Pazar, 08 Ocak 2012 20:26
 
Direniş yılları PDF Yazdır e-Posta
akın yanardağ tarafından yazıldı.   
Pazartesi, 19 Eylül 2011 14:38

6.jpgASMİN

MEHMET ÇETİN

Siz Asmin'i tanıyor musunuz? Siz siz olun ''Tanımıyorum'' diyenlere inanmayın. Bakın Şair Namık Kuyumcu ne demiş onun için: ''Tutunabilseydim/Asmin'e gökyüzü armağan ederdim''. (Belki bir şarkı, Piya Yayınları, 1991) Asmin umut, inanç ve kavgadır. Ama en çok da ölüm. Yazar Mehmet Çetin 10 öyküsü ile Asmin'i anlatmış bizlere. O lirik ve yalın diliyle Çetin'in Asmin'i kâh yorgun çınarın altındaki yaralıdır, birazdan canverecek, kâh Delican'ın öfkesidir, süngülenecek.

Mehmet Çetin sanatçı kimliğinde şairliğin altını çizenlerden. Öykücülüğünü ise ''tali'' bir uğraş olarak görüyor. Haksızlık ediyor. Eğer okursanız kitaptaki ''Çınar bir yaprak daha'' adlı öyküde canverecek olan devrimcinin sevgilisiyle sevişme özleminin anlatıldığı satırları, okursanız ''Sufle sevgili, Alla Marcia''daki sevgiliyi, anlayacaksınız. Mehmet Çetin o yarışmalara başka adlarla yolladığı ve her karesinde ödül aldığı ''tali'' uğraşında başarılıdır.

Asmin, hani o azıcık daha uzansanız yakalayacakmış sandığımız şafağa sevdalı olanların kan, barut, işkence, inanç, ihanet ve umut dolu yılların öyküsüdür. Asmin dediğimiz biraz da Mehmet Çetin'dir. Onun kahramanları dirençlidir. Yaşamı yarın yokmuşçasına yudumlayanlardır. Eh, tabi ''Rüyakız''ların olduğu bir dünyada da öyle yaşanmalıdır, değil mi Çetin?

24-34 kasım'91/TEMPO

Son Güncelleme: Pazar, 08 Ocak 2012 20:27
 
<< Başlangıç < Önceki 1 2 Sonraki > Son >>

Sayfa 1 / 2